comparative superlative

'İngilizce Dil Bilgisi' forumunda Siraç tarafından 24 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    comparative superlative konusu Comparative Yaparken(Karşılaştırma)
    a- Sıfatların sonuna '-er' than ya da
    b- Bazı sıfatların başına more(daha çok)/less(daha az) than getirilir.
    Örnekler
    long-longer (uzun-daha uzun)
    short-shorter (kısa-daha kısa)
    beautiful-more beautiful (güzel-daha güzel)
    A bear is big. (Ayı büyük)
    A camel is bigger than a bear. (Deve ayıdan daha büyük)
    Superlative Yaparken (Üstünlük)
    a- Sıftların sonuna 'est' ya da
    b- Bazı sıfatların başına the most/the least getirilir.
    Örnekler
    long-the longest (uzun-en uzun)
    short-shortest (kısa-en kısa)
    the most beautiful-en güzel
    the least beautiful-en az güzel
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    eline sağlık paylaşım için teşekürler
     
  3. Ben Cümle İstiyorum ..:p:(
     
  4. İki şeyi birbiriyle kıyaslarken "Comparative Adjective" yapısını kullanırız. Sıfatların sonuna –er eki getirerek kıyaslama anlamı katmış oluruz. Sıfatlara –er eklemenin bazı kuralları vardır.
    Sıfatlara genellikle direk olarak '– er' ekleriz.
    sıfat anlamı -er eki almış hali anlamı
    fast hızlı faster daha hızlı
    old eski older daha eski
    tall uzun taller daha uzun
    Eğer sıfat –y ile bitiyorsa ve –y den önceki harf sesli ise –y düşer –ier gelir.
    sıfat anlamı -er eki almış hali anlamı
    happy mutlu happier daha mutlu
    easy kolay easier daha kolay
    tall uzun taller daha uzun
    Eğer tek heceli sıfat bir sesli ve bir sessiz ile bitiyorsa, son harf ikienir:
    sıfat anlamı -er eki almış hali anlamı
    big büyük bigger daha büyük
    fat şişman fatter daha şişman
    thin ince thinner daha ince
    Bazı sıfatlar ise düzensizdirler:
    sıfat anlamı -er eki almış hali anlamı
    good iyi better daha iyi
    bad kötü worse daha kötü

    İngilizcede iki nesneyi birbiriyle herhangi bir özelliğine göre karşılaştırırken, sıfata –er ekleriz ve “than” kullanırız.
    English is easier than Japanese.
    İngilizce Japoncadan daha kolaydır.

    Karen is shorter than her twelve-year-old son.
    Karen 12 yaşındaki oğlundan daha kısadır.

    My suitcase is heavier than your suitcase.
    Benim bavulum seninkinden daha ağır.

    Wool is warmer than cotton.
    Yün pamuktan daha sıcaktır.

    Trains are faster than buses.
    Trenler otobüslerden daha hızlıdır.

    The Empire State building is taller than the Statue of Liberty.
    The Empire State binası özgürlük heykelinden daha uzundur.

    My father is older than my mother.
    Babam annemden daha yaşlıdır.

    Boats are slower than planes.
    Botlar uçaklardan daha yavaşdır.

    The Mississippi is longer than the Nile.
    Mississippi Nile’den daha uzundur.

    The Atlantic is colder than the Mediterranean.
    Atlantik Akdenizden daha soğuktur.
     
  5. İngilizcede iki nesneyi birbiriyle herhangi bir özelliğine göre karşılaştırırken, sıfata –er ekleriz ve “than” kullanırız.
    English is easier than Japanese.
    İngilizce Japoncadan daha kolaydır.

    Karen is shorter than her twelve-year-old son.
    Karen 12 yaşındaki oğlundan daha kısadır.

    My suitcase is heavier than your suitcase.
    Benim bavulum seninkinden daha ağır.

    Wool is warmer than cotton.
    Yün pamuktan daha sıcaktır.

    Trains are faster than buses.
    Trenler otobüslerden daha hızlıdır.

    The Empire State building is taller than the Statue of Liberty.
    The Empire State binası özgürlük heykelinden daha uzundur.

    My father is older than my mother.
    Babam annemden daha yaşlıdır.

    Boats are slower than planes.
    Botlar uçaklardan daha yavaşdır.

    The Mississippi is longer than the Nile.
    Mississippi Nile’den daha uzundur.

    The Atlantic is colder than the Mediterranean.
    Atlantik Akdenizden daha soğuktur.



    1.My suitcase is heavier than your suitcase. --> Benim bavulum seninkinden daha ağır.

    Plane is faster than bus. --> Uçak otobüsten daha hızlı.

    Our grandfather is older than my mother. --> Büyükbabam annemden daha yaşlı.

    The new book is more expensive the old one. --> Yeni kitap eski kitaptan daha pahalı.

    My suitcase is heavier than your suitcase. --> Benim bavulum seninkinden daha ağır.

    Trains are faster than buses.-->trenler otobusten daha hızlıdır... :) :p :O SHY
     

Bu Sayfayı Paylaş