Enough İlgili Cümleler

'İngilizce Dil Bilgisi' forumunda SeLeN tarafından 15 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Enough İlgili Cümleler konusu Too and enough - Too/Enough - too enough grammar - too enough cümleleri - too enough quiz - too enough nedir - too enough test konusu - Too Enough Konu Anlatımı


    "Enough" sözcüğü "yeterli", "yeteri kadar" anlamında kullanılır; yerine göre sıfat, yerine göre de zarf olarak kullanılır.

    Aşağıda "enough" ile yapılmış yeterli sayıda örnek cümleler bulacaksınız:

    There are ten text books per class. That should be enough! --> Sınıf başına on kitap düşüyor. Bu yeterli olmalı.

    There are enough room for everybody here. --> Burada herkes için yeterli oda var.

    There was just enough park place for two cars. --> İki araba için yeterli park yeri var.

    Ayşe had cooked enough food to feed an army. --> Ayşe bir orduya yetecek kadar yemek pişirdi.

    There are too much work and not enough people to do it. --> Çok iş var, bunu yapacak yeterli insan yok.

    There will be time enough to tell you when we meet. --> Karşılaştığımızda sana anlatmaya yetece kadar zaman olacak.

    Don't you have enough problems already? --> Önceden yeterince sorunun yok muydu?

    You've had quite enough time! --> Senin epey yeterli zamanın vardı.

    Are you warm enough? --> Yeterince ısındın mı?

    Is the water hot enough? --> Su yeterince sıcak mı?

    Are you strong enough to carry these baggage? --> Bu bagajı taşımak için yeterince güçlü müsün?

    I can't run fast enough to keep up with you. --> Sana ayak uyduracak kadar hızlı koşamıyorum.

    More than enough is too much. --> Yeteri kadardan fazlası çoktur.

    You are making enough noise to wake the dead. --> Bir ölüyü uyandıracak kadar gürültü yapıyorsunuz.

    I arrived early enough. --> Yeterince erken ulaştım.

    He isn't strong enough to lift it. --> Yükü kaldıracak kadar güçlü değil.

    We've got enough problems without that. --> Bunun dışında yeterince sorunumuz var.

    There aren't enough chairs. --> Yeterli sandalye yok.

    There isn't enough light in the sitting room. --> Oturma odasında yeterince ışık yok.
     

Bu Sayfayı Paylaş