Hz. Musa'nın Kısaca Hayatı

'Siyer - Peygamberlerimizin Hayatı' forumunda SeLeN tarafından 6 Kasım 2013 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Hz. Musa'nın Kısaca Hayatı konusu Hz Musa Hayatı Hakkında Bilgi,
    Hz. Musa’nın Hayatı Kısaca

    İsrailoğulları’ndan İmran’ın oğludur. Mısır’da doğmuş ve yaşamıştır. İsrailoğulları büyüyüp genişledikçe farklı kabilelere bölündü. Mısır’da yaşayan Kıpti soyundan gelenler onların büyümesini istemediği için sürekli onlara eziyet etmekteydi.

    Kahinlerden biri firavuna İsrailoğulları’ndan gelecek bir kişi devletinizi batıracak dedi. Bundan korkan firavun doğan bütün İsrailoğulları soyundan çocukları öldürmeye başladı. Bu dönemde Musa dünyaya geldi. Annesi oğlunun ölmemesi için onu bir sandukaya koydu ve Nil Nehri’ne attı. Çocuk ölmeden tenha bir yerde karaya çıktı. Çocuğu firavunun eşi Asiye bularak evla edindi. Musa’nın annesi bunu duyunca saraya girerek ona süt annelik yaptı.

    Allah’ın bir hikmetidir ki Hz. Musa yetişkin bir insan olana kadar ileride devletini yıkacağı firavunun sarayında güvenle büyüdü. Bir gün yolda yürürken kavga eden İsrailoğullarından ve Kıptilerden iki kişiy gördü. Kıptiye tokat atınca adam yere kafasını çarptı ve öldü. Hz. Musa yaptığından pişman oldu ve şehri terk etti. Meyden şehrine kaçtı. Hz. Şuayb’ın kızlarından Safura ile evlendi. Evlendikten kısa süre sonra Mısır’a gitmeye karar verdi. Yolda Tur dağında mola verdiler. Burada Allah ona peygamberlik verildi. Büyük kardeşi Harun’la birlikte firavunu ikna edip Allah’a iman etmesini sağlamakla emrolundu. O da bu emri yerine getirmek için firavunun yanına gitti.

    Hz. Musa’ya bazı mucizeler verildi. Mesela elindeki asasını istediği zaman dev bir ejderhaya çevirebiliyordu. Firavun, bunun bir sihir olduğunu düşün. O zaman Mısır’da yaşayan bütün sihirbazları çağırdı ve yapabildikleri en hünerli sihir gösterilerini yapmalarını emretti. Hepsi ellerinden gelen en iyi sihri yaptı. Ancak sıra Musa’ya geldiğinde yine asası ejderhaya dönünce hepsi şaşırdı. Bunun bir sihir olmadığını anlayıp iman etti.

    Hz. Musa’nın gösterdiği mucizeye rağmen Kıptiler ve firavun ona iman etmeyi reddetti. Musa, bir gün kendisine iman eden İsrailoğullarını Mısır’dan çıkarttı. Bunu duyan firavun onları ordusuyla birlikte takip etmeye başladı. Karşılarına Kızıldeniz çıkınca Musa, bir mucize daha gösterdi. Asasını yere vurmasıyla denizin ortadan ikiye yarılması bir oldu. Deniz yarılınca kavmiyle birlikte karşı kıyıya güvenli bir şekilde geçti. Firavun ve ordusu da onları bu yoldan takip etmeye başladı. Ancak tam yolu yarılamışken deniz üstlerine kapandı. Firavun ve ordusu suyun altında kalarak boğuldu. Firavunun cesedi ibret olması için kıyıya çıktı. Allah’a ortak koşanların sonunun böyle olacağı herkes tarafından öğrenilmiş oldu.

    İsrailoğulları karşı kıyıya geçtikten sonra Siyh havzasına ulaştılar. Hz. Musa kavmini orda bırakarak Tur Dağı’na geri döndü. Allah’a ibadet etti. Allah’la konruştu. Allah ona Tevrat’ı verdi.

    Kavminin yanına geri dönünce bazılarının altından bir buzağıya taparak sapkınlık içine düştüklerini gördü. Onları ikna etti. Onlar da tevbe ederek yaptıklarına pişman olduklarını dile getirdiler.

    Musa, arz-mukaddes topraklarını ele geçirmek için Amaliya ile savaşmak istese de kavmi bunu kabul etmedi. Musa onlara beddua edince kavmi çölde kırk yıl tutsak kaldı. Zaman geçtikçe çölde kavminden güçlü askerler yetişti. Musa bunlarla birlikte Şeria’yı fethetti.

    Peygamberlik zamanında Hz. İbrahim’le birlikte yaşamış, ona iman etmiş ve hicret etmiş Hızır aleyhisselamla da görüştü. Allah tarafından kendisine verilen üstün ilme şahit oldu.

    Ölüp ölmediği bilinmemektedir. Bazı alimlere göre ab-ı hayattan içerek ölümsüz olmuş, bazılarına göreyse Allah tarafından canı alınarak peygamberlerin yaşadığı cennete getirilmiştir. Zaten genel görüş, peygamberlerin ölse de ruhi varlıklarının Dünya’da kaldığıdır. Bazı alimler Musa aleyhisselamın Kenan şehrinde yüz yirmi yaşında eceliyle vefat ettiğini de söylemektedir.

    Hz. Musa, vasıtasız olarak Tur Dağı’nda Allah’la konuşmuş bir peygamberdir. Bu yüzden kendisine kelimullah denmiştir. Onun sayesinde İsrailoğulları Mısır’da firavunun baskılarından kurtulmuş ve Allah’ı tanımıştır. Buna rağmen bazen tekrar dinden çıkarak sapkınlığa uğramış, tekrar esarete düşmüştür.
     

Bu Sayfayı Paylaş