Müziğin sinema ile ilişkisi nedir?

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda qwerttt tarafından 17 Ekim 2012 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Müziğin sinema ile ilişkisi nedir? konusu müziğin sinema ileilişkisi acıl laızm performans götürcem
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 17 Ekim 2012
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sinema Ve Müzik

    [​IMG]

    Sinema ile müzik arasında çok derin bir ilişki olduğu yadsınamaz bir gerçek. Artık her film vizyondan kalktıktan sonra filmin dvdsinin ardından soundtrack albümü piyasaya çıkıyor. Müzisyenler aylarca, sadece bir film için albüm yapıyor (Yann Tiersen, Goran Bregovic). Lisans anlaşmaları sayesinde yüksek miktarda da para dönüyor. Bu ilişkinin biraz irdelenmesi gerektiğini düşündüm. İlk olarak müzik hakkında bir şeyler söylemeliyim.


    Müziğin en ilginç özelliklerinden biri, dinlerken o an hissetmeniz gereken duygunun dozajını birkaç seviye yükseltmesidir. Bazen hiç alakasız zamanlarda bile dinlenenin etkisiyle sevgi pıtırcığı veya derbeder olunabilir. Yani insan hormonlarını sömüren bir şey bu müzik. Bir nevi metamfetamin veya eroin gibi bir şey. Ama yaptığı bağımlılık sağlığa zararlı değil. Bu yüzden bütün insanlar müzik dinler. Dinde de bu vardır. Camide kuran okunurken ya da kilisede ilahiler söylenirken belli bir makam-ezgiyle okunur. Dinleyenler dilinden hiçbir şey anlamasa da bu makam onları etkiler.


    Bu etkiyi çok iyi anlayan yönetmenler filmlerinde bundan sonuna kadar faydalanırlar. Vereceği duyguyu salt çektiği sahneyle verebileceğinden emin olmayanlar ilk olarak müziğe başvurur. En güzel örneğini türk dizilerinde görüyoruz. Herhangi birini sonuna kadar izlemeye katlanabilenler görmüştür. Her sahnenin arkasına müziği dayamışlar. Burada üzüleceksiniz, burada sevineceksiniz, burada heyecanlanacaksınız gibi sahne öncesi komutlar gelir. Sinemada bu kadar abartılanını görmedim şimdiye kadar. Ama bazı filmler var ki uyandırdığı etkinin yarısından fazlasını soundtrackine borçlu. Bu konuda aklıma gelen ilk filmler Requiem For A Dream ve Amelie. Ana haber bültenlerimiz de dizilerimizle aynı mantıkta olduğu için bu iki filmin müziklerini her daim kullanırlar.
    [​IMG]

    Bu derece müziğe yaslanmayı acizlik olarak gören yönetmenler oldukça fazla. Bunların başında gelen Zeki Demirkubuz sinemayla müziğin kötü bir evliliğinin olduğunu söyler. Birbirilerinin pisliklerini kapatmak zorunda oldukları aşağılık bir evlilik. “Bir sahneyi yeteri kadar olması gerektiği gibi anlatamazsınız yine aynı şekilde mizansenini sahnenin yazılma amacını anlatamazsanız müzik devreye girer” der. Ancak buna rağmen son filmi Kader’de Andrei Tarkovsky’nin Stalker filminin müziğini kullanmıştır. Ama tabi dediği gibi sahne içinde yardımcı güç olarak değil sahne geçişlerinde filmin atmosferini oluşturmak için kullanmıştır. Diğer ünlü yönetmenlerimizden Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerinde müzik kullandığına hiç şahit olmadım. Avrupa’da ise bu durumdan muzdarip birkaç yönetmen, Danimarkalı Lars Von Trier önderliğinde 1995’te bir manifesto yayınladı. Dogma 95 adını verdikleri manifestonun tek amacı sinemada müzik kullanımını azaltmak değil. 10 maddeden oluşan manifestonun ses kullanımıyla alakalı maddesinde var bu.

    Müziğin sinemadan defedilmesi gerektiğini düşünen biri değilim. Herkes birebir sahne çekerken NBC kadar yetenekli olmayabilir. Ama bunu insanla dalga geçer gibi kullanmanın da yanlış olduğunu düşünüyorum. Dozunu iyi ayarlamak lazım. Tadında bırakmak lazım.



    Kaynak
     
  3. müziğin dansla ilişkisi
     

Bu Sayfayı Paylaş