Sessiz Okuma - Okuduğunu Anlamak

'Rehberlik' forumunda SeLeN tarafından 26 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Sessiz Okuma - Okuduğunu Anlamak konusu sessiz okuma nasıl yapılır - sessiz okumanın kuralları - sessiz okuma ve anlama


    Sessiz okuma, bireyin yaşamında en çok yer alan bir okuma çeşididir.
    Yalnız göz ve zihin ikilisiyle yapılan bu okuma çeş
    idinde seslendirme
    olmadığından, beyin ve göz ikilisi etkindir. Çünkü sessiz okuma sadece göz
    okumasıdır. Göz seslendirilen sözcüklerden daha fazla sözcük görür. Bu yüzden
    hızlıdır. Sessiz okuma anlamayı amaçlar.

    “Sessiz okuma alıştırmaları için yazıların, öğrencilerin ilgilerini çeken
    konular üzerine olmasına özen göstermeliyiz. Yazıların konuları ile çocukların
    yaşantıları arasında ilişki kurulması çoğu kez öğretmene düşer. Bu ilişkileri

    kurabilmek ya da var olan ilişkileri belirtmek için resimlerden, fotoğraflardan,
    gazete ve dergi kesiklerinden ve benzeri araçlardan da yararlanabiliriz.
    Sessiz okuma etkinliklerinde güdülen bir başka amaç da çocuklara kendi
    kendine okuma alışkanlığı kazandırmaktır.
    Bu alışkanlığı kazanan öğrenciler, ders dışı saatlerde ilgi ve beğenilerine uygun
    çeşitli eserler okuyabilirler.” (Kavcar 1995: 44).
    “Sessiz okumanın, sesini çıkarmayarak içinden sözcükleri söylemek
    olmadığı bilinmelidir.” (Demirel 1999: 66).
    Sessiz okumanın, öğrencinin kendi kendine okuyup öğrenmesinde,
    zamanını ve gücünü en iyi biçimde kullanmasında büyük payı vardır.
    Sessiz okuma sesli okumaya göre çok daha hızlıdır. Çünkü sessiz
    okumada görme ve anlama çok hızlı olur. Ses organlarını (hançere) devreye
    sokmadan, göz ve zihin ikilisinin ürünüdür. Gözün görüp, beynin kavradığı bir
    eylemdir.
    Bu okuma çeşidinde gözün gördükleri beyni yeteri kadar meşgul ettiği
    için, başka bir meşgale bulamayan beyin, okunanı (gözün gördüğünü) daha çabuk
    kavrar. Sessiz okuma etkinliklerinin amacı, öğrencilere kendi kendine okuma
    alışkanlığını, okuma zevkini ve okuma becerisini kazandırmaktır.
    “Hem yetişkinlerin hem de öğrencilerin, sessiz okumaya günlük yaşamlarında
    daha çok zaman ayırmaları; ilköğretim okulu birinci sınıftan itibaren sessiz okuma
    çalışmalarına gerekli özenin gösterilmesini gerektirmektedir. Bu etkinlikler sonucu
    kazanılan iyi bir sessiz okuma alışkanlığı, bireylere zaman ve enerji tasarrufu
    sağlar.” (Köksal.1999: 4).
    Sessiz okuma becerisi, okuma – yazma düzeneği tam olarak kavratıldıktan
    sonra; önce sesli okuma kurallarına göre kavratılır, sonra birinci sınıfın son
    ayından itibaren sessiz okuma (göz okuması) şuuru kazandırılmaya çalışılır.
    İkinci sınıfta eğitim ve öğretim yılının başından itibaren sessiz okuma
    çalışmalarına başlanır.
    İkinci ve üçüncü sınıf öğrencilerini sıkmayacak biçimde dikkat ve dinleme
    sürelerini göz önünde bulundurarak, sessiz okumaya sınırlı bir zaman ayrılır. Bu
    sınıflarda daha çok sesli okumaya ağırlık verilmelidir. İlköğretim ikinci devrede
    dördüncü sınıfta sesli ve sessiz okumaya eşit zaman ayrılmalıdır. Beş – altı – yedi
    ve sekizinci sınıflarda, öğretmen sessiz okumaya daha çok zaman ayırmalıdır.


    Sessiz Okumada Dikkat Edilecek Özellikler
    1. Daha ilk sınıftan başlayarak “okuma –yazma düzeneği” kavratıldıktan
    sonra, yaklaşık olarak eğitim ve öğretim yılının son ayından itibaren öğrencilere
    sessiz okuma sezdirilip, alıştırmaları yaptırılmalıdır.
    2. Sessiz okuma, öğrencilerin kendi kendilerine okuma alışkanlığı
    kazanmalarını, bu alışkanlık ders dışı zamanlarda ilgi ve beğenilerine uygun
    çeşitli yazıları okumalarını sağlar.
    3. Sessiz okumada okunan yazıların anlaşılıp, anlaşılmadığı öğretmen
    tarafından yoklanmalıdır.
    4. Öğrencilerin satırları parmak ya da kalemle takip etmemeleri, gereksiz
    baş ve dudak hareketleri yapmamaları, mırıltılı ve fısıltılı okumamaları
    sağlanmalıdır.
    5. Sessiz okumada hançere (ses organlarının tümü) devreden çıkarılıp,
    beyin ve göz ikilisi etkinlik göstermelidir. Çünkü sessiz okuma sadece gözün
    resmedip beyne iletmesi olayıdır.
    6. Sessiz okuma, sesli okumadan daha hızlı olduğu için, okunan yazının
    daha çabuk kavrandığı olanağını sağlar. Gözün görme süresiyle hançerenin
    seslendirme süresi aynı olmadığı için, gözün görme alanı daha geniş ve hızlıdır.
    7. Yaşamımızın hemen her devresinde en çok kullandığımız okuma biçimi
    sessiz okumadır.
    8. Öğrencilerin sessiz okumada, okunanı anlayıp anlamadıkları kontrol
    edilirken öğretmenin soracağı soruları, öğrencilerin okunan metnin sözcükleriyle
    değil, kendi sözcükleriyle yanıt vermeleri sağlanmalıdır.


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş